• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/harman_der@hotmail.com
  HARMANALANI KÖYLÜLERİ KÜLTÜR VE SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ
Sponsorlarımız

Reklamlar

HARMANDER
Web tasarım ve Destek Ekibi 

En Büyük İsraf: Zaman İsrafı - 1

Toplum olarak yaşam kalitemizi artırmak istiyorsak, öncelikle zamanı nasıl değerlendirdiğimize odaklanmalıyız. Örneğin, okul çağındaki 18 milyon gencimizin gerek gün içerisinde okuldaki saatlerini, gerekse okul sonrası zamanlarını ne kadar verimli kullanabildikleri; ya da çalışma çağındaki (20-65 yaş arasındaki nüfusumuzun) ne kadarının çalışma hayatına katılabildikleri ve üretken
oldukları toplumsal refah düzeyimizi belirleyen en önemli unsurlardır.

Unutulmamalıdır ki, yetkinlikleri geliştirmek için kullanılmayan veya üretken olunmayan her gün sadece o günden elde edilebilecek verimin yitirilmesine değil, aynı zamanda gelecekte dünya ile rekabet edebilme yetkinliğinde de geri kalınması demektir. Bu nedenle, özellikle okullaşma oranları, okula gidenlerin yetkinliklerini geliştirme performansları ve genç işsizlik oranları ülkemizin sadece bugününü değil, geleceğini de etkileyen önemli istatistiklerdir.

Uluslararası bir danışmanlık firmasının eğitim sistemlerinin insanları çalışma hayatına hazırlama kapasitesine ilişkin kapsamlı bir çalışması Türkiye'nin bu konuda önemli atılımlar yapma ihtiyacı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çalışma Almanya, A.B.D., Brezilya, Fas, Hindistan, İngiltere, Meksika, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsıyor.

OECD ülkeleri içerisinde 15-24 yaş arasındaki nüfusun okul, staj veya işte olmayan yüzdesi (zaman israfı) açısından Türkiye %30 ile en kötü durumda bulunuyor. İkinci durumda olan Meksika'da 2011 yılında aynı istatistik %23!...

İşverenler arasında yapılan araştırmada ise giriş seviyesindeki işler için yeterli yetkinliğe sahip çalışan bulunamaması konusunda Türkiye %56 ile birinci durumda! Aynı işverenlerin %72'si doğru yetkinlikteki çalşanlara daha yüksek maaş vermeye hazır olduğunu da ifade ediyorlar.

Okulun kendisine fayda sağladığını düşünerek okulu ciddiye alan, motive gençliğin oranı (%29) ile Türkiye bu ülkeler arasında son sırada yer alıyor!

Okulun çalışma hayatı için gerekli yetkinlikleri sağlamadığına inanan Türk gençleri ise %21 ile bu ülkeler arasında okula en az inanan gençliği oluşturuyor! Gerçekten de 2008 yılı esas alınarak yapılan bir çalışmaya göre Türkiye okumanın maddi getirisinin en düşük olduğu OECD ülkeleri arasında yer alıyor.

Üstelik, Türkiye'de eğitimciler %70 oranında öğrencilerine iş hayatı için gerekli yetkinlikleri kazandırdıklarına inanırken, işverenlerin değerlendirmesi ancak %50. Buna rağmen, ilk işe girenlere işveren tarafından verilen eğitim açısından da Türkiye sonuncu durumda. İşverenlerin sadece %41'i yeni işe girenlere eğitim veriyor ve ortalama eğitim süresi sadece 7 gün. Halbuki
rakip ülkelerin ortalamasında bu oranlar %82 ve 20 gün!

Meslek liselerine gidenler arasında yapılan araştırmaya göre bunun kendileri için doğru seçim olduğuna inanan ve tekrar seçme imkanı verilse aynı eğitimi seçeceğini söyleyen gençlerin oranı olarak %48 ile Türkiye yine son sırada yer alıyor.

Alıntı:Dr. Yılmaz ARGÜDEN''den http://www.arguden.net/tr 

1.Bölümün sonu.

  
2345 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Döviz - Altın
altınaltın fiyatları
Son Dakika



















Yerel Haberler

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam32
Toplam Ziyaret74252
Neredeyiz